20 yaşındayken, gözüpek bir banka müdürü bulup 200 bin sterlin borç alarak babasının çiftliğini satın almış.Patates fiyatlarındaki ani iniş çıkışlardan dolayı ise, 12 yıl boyunca Chase’in işleri de bir düzelip bir bozulmaya devam etmiş.1992’de aşırı yağışlar yüzünden patatesleri tarlada çürümeye bırakmış.Birkaç ayını Avustralya’da geçirdikten sonra, geri dönerek yeniden borçlanıp tarlayı icra memurlarından satın almış.Bu defa ise, ekstra para kazanmak için patates ticareti yapmış, çiftçilerden patates satın alıp süpermarketlere satmış.“Dış görünüşü mükemmel olmayan” patatesleri süpermarketlerin geri çevirmesi ise epey canını sıkmış.Her ne kadar maddi olarak belini doğrultsa da, “10 kamyon dolusu patates gönderdiğimde 5’i geri geliyordu. Süpermarketlerin biz çiftçilere karşı tutumu çok acı veriyordu” diyor Chase.Geri gönderilen patateslerin cips üreten firmalar tarafından satın alındığını keşfettiği 2002’de ise, hayatının akışı değişmiş Chase’in. Tyrrells adını taşıyan kendi çiftliğinde, aynı adı taşıyan bir cips fabrikası kurmuş ve 6 ayda üretime geçmiş.Hemen yerel basınla ilişki kurup tanıtımını yapmış, cips örnekleriyle birlikte market market dolaşmış.

“Tyrrells hızla büyüdü ve iyi kâr getirmeye başladı.”

SEN VAZGEÇMEZSEN,HAYAT SANA GÜZEL ARMAĞANLAR SUNACAK 🙂

Reklamlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
İsminiz